Karın Germe (Abdominoplasti)

Karın Germe (Abdominoplasti)

Karın germe, sadece karın bölgesinin estetik görünümüne etki etmekle kalmayan aynı zamanda yapısal desteğini de yeniden oluşturan, en sık yapılan estetik girişimlerden biridir. Karın duvarı kontürlerinde iyileşme, doğal bir göbek deliği görünümü gibi estetik yararlarının yanı sıra, karın duvarı kas ve katmanlarını normal anatomisine yakınlaştırma gibi bir etkisi de vardır.

1899 yılında ilk olarak uygulanmış olan abdominoplastide birçok farklı teknik tanımlanmış ve var olan teknikler iyileştirilerek gelişmiştir. Karın duvarı bozukluklarının en sık nedeni gebeliktir; çünkü deri, kas ve bağ dokusu yapıları genleşme kapasitelerinin daha üstünde bir gerilim kuvvetine maruz kalır. Böylece deride elastikiyet kaybı ile beraber incelme, çatlaklar ve karın kaslarında ayrılma gözlenir. Gebelik sonrası kilo kaybı da, derinin sıkılaşma özelliğinin sınırlı olmasından dolayı, tabloyu daha da kötüleştirir. Diyet sonrası ya da bariyatrik cerrahi (mide by-pass, mide küçültme) sonrası aşırı kilo verme de, karın duvarında aşırı fazla cilt, cilt altı doku ve karın duvarı kaslarında gevşeklik ile kendini gösteren, gebeliktekine benzer bir etki yaratır.

Abdominoplasti uygulamaya karar vermeden önce ayrıntılı bir değerlendirme ve muayeneye ihtiyaç duyulur. Hastanın tıbbi öyküsü, kilo kaybı miktarı, vücut kitle indeksi,  kilosundaki değişiklik ve dalgalanmalar, beslenme sorunları, aldığı tedaviler, geçirdiği karın ameliyatları, spor yapma sıklığı, kalp ve akciğer hastalıkları sorgulanır. Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan ya da tahminen çıkarılacak dokunun ağırlığının 1,5 kg’ın üzerinde olması  beklenen hastalarda ameliyat sonrası komplikasyonların görülme olasılığı oldukça fazladır. Bu nedenle bu tip hastalara ameliyat önerilmez. Muayenede, cilt kalitesi, yağ dokusunun kalınlığı, katlantıların yerleşimi, kasların durumu ve daha önceki izler not edilir ve gerekli ölçümler yapılır.

Ameliyat öncesi gerekli çizimler hasta ayaktayken yapılır. Karın katlantısının 1-2 cm daha aşağısından, bikini çizgisi bölgesinde,  orta kısmı yere paralel, yan kısımları hafifçe yukarı uzanan bir işaretleme yapılır. Bu, ameliyatın giriş yeri, aynı zamanda ameliyat sonrası izin konumlanacağı bölgedir. Fazla olan cilt elle tutularak, çıkarılacak olan dokunun üst sınırı işaretlenir ve bir elipse tamamlanır. Çok çeşitli yöntemler yanımlanmış olsa da, kliniğimizde en sık kullandığımız yöntem, lipoabdominoplasti yöntemidir. Bu yöntemde öncelikle, karın duvarında belli alanlara liposuction uyguluyoruz; tüm karın cildini karın ön duvarından kaldırmanın ameliyat sonrası dolaşım bozukluğu komplikasyonlarını arttırdığı gerçeğinden yola çıkarak, sadece ihtiyacımız olan kısmını karın duvarından ayırıp geri kalan kısmını liposuctin kanülleri yardımıyla serbestleştiriyoruz. Liposuction tamamlandıktan sonra ameliyat öncesi işaretlenen bölgeden karın duvarına giriş yaparak karın cildinin sadece orta kısmını karın duvarından ayırıyoruz. Bu bölgede, birbirinden ayrılmış durumda olan karın kaslarını, göğüs  kemiğinin alt ucundan başlayıp karın alt sınırına kadar dikerek yaklaştırıyoruz. Ameliyatın bu esnasında, dar bir tünel içinde çalışmak zorunda olduğumuzdan, çoğunlukla endoskop kullanıyoruz. Daha sonra ameliyat sırasında hastayı yarı oturur pozisyona geçirip aşırı gerginlik olmadan çıkaracağımız maksimum doku miktarını kesip atıyoruz. Daha önce çevresini dönmüş olduğumuz göbek deliğini, gerilmiş olan karın cildinde bir açıklık oluşturarak bu bölgeye ağrısızlaştırıyoruz.Tüm dikişler bittikten sonra korse uygulamasıyla işleme son veriyoruz. Bu yöntemde liposuction uygulaması, olası dolaşım sorunlarını, dolayısıyla yara problemleri, doku kaybı gibi risklerin oluşmasını engellemesinin yanında, kanama miktarını azaltarak ameliyat sonrası ağrıyı en aza indirgemekle birlikte, geride kalan karın duvarında da incelme sağladığı için estetik sonuçları çok daha tatmin edici olmaktadır.

Op. Dr. Umut Sinan Ersoy
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi

 

 

 

Bu gönderiyi paylaş